Deathbrınger TTRPG, BackerKıt’te 1,3 Milyon Doları Aştı

DEATHBRINGER TTRPG, BACKERKIT’TE 1,3 MİLYON DOLARI AŞTI

Ceren Pehlivan14 Ağustos 2026TTRPG3 dk okuma

Professor DM ve Roll For Combat’ın yeni karanlık fantezi oyunu Deathbringer, BackerKit kampanyasını 1,32 milyon doların üzerinde destekle tamamladı. 50 bin dolarlık hedefle yola çıkan proje, 7.700’ün üzerinde destekçiye ulaşarak yılın en dikkat çeken bağımsız TTRPG kampanyalarından biri oldu.

Deathbringer; hızlı kurallar, ölümcül çatışmalar ve eski usul FRP anlayışı üzerine kurulu, Shadowdark ve OSR oyunlarıyla uyumlu bir karanlık fantezi sistemi. Oyunun tasarımında Professor DM olarak bilinen Dan DeFazio’nun yanı sıra Roll For Combat ve RUNEHAMMER kurucusu Brandon Gillam da yer alıyor.

Deathbringer Nasıl Bir Oyun?

Deathbringer’ın çıkış noktası, D&D 5E ve OSR oyunlarını daha hızlı ve daha ölümcül hâle getirmek için hazırlanan bir homebrew sistemdi. Zamanla bağımsız bir kurallar bütününe dönüşen oyun, bugün kendi dünyası, sınıfları ve mekanikleriyle ayrı bir TTRPG olarak karşımıza çıkıyor.

Oyunun temelinde oldukça basit bir D20 mekaniği bulunuyor: zarı at, karakter özelliğini ekle ve hedef sayıyı geç. Ancak bu basit yapının üzerine daha ölümcül çatışmalar, karakterlerin kalıcı yaralar alabilmesi ve kaynak yönetimi gibi mekanikler ekleniyor.

Death Dice: Oyuncular, zar sonuçlarını değiştirmek, hasarı artırmak veya ölümden kaçmak için kullanabilecekleri D6’lardan oluşan sınırlı bir havuza sahip. Bu zarlar oturum boyunca önemli bir kaynak hâline geliyor.

Ölüm kalıcı iz bırakıyor: Karakterler 0 cana düştüklerinde yaralanabiliyor, uzuv kaybedebiliyor veya kalıcı izler taşıyabiliyor. Ölümden iki kez kurtulmak mümkün; üçüncü seferde ise karakter için yolun sonuna geliniyor.

Ultimate Dungeon Terrain: Professor DM’in geliştirdiği sistem, klasik kareli haritalar yerine üç bölgeden oluşan dairesel bir savaş alanı kullanıyor. Yakın, orta ve uzak mesafeler üzerinden çalışan bu yapı, ölçüm ve konum hesabını azaltarak çatışmaları hızlandırmayı amaçlıyor.

Sekiz Sınıf ve Çürüyen Bir Dünya

Deathbringer’ın dünyası The Shattered Empire olarak adlandırılıyor. Sürekli savaş hâlindeki bu diyarda tanrılar dualara kayıtsız, büyü tehlikeli ve kahramanlık çoğu zaman yalnızca hayatta kalabilmek anlamına geliyor. Büyünün dünyayı yavaş yavaş tüketmesi ise Corruption sistemiyle doğrudan kurallara bağlanmış durumda. Bir karakter 10 Corruption Point’e ulaştığında kontrolü GM’e geçen bir canavara dönüşüyor.

Temel oyunda sekiz sınıf bulunuyor: Battle Nun, Bounty Hunter, Deathbringer, Doomscribe, Fighter, Plague Doctor, Thief ve Witch Hunter. Sınıfların tamamı klasik fantezi arketiplerini daha karanlık ve acımasız bir yorumla ele alıyor.

Deathbringer ayrıca Shadowdark sınıfları ve yaratıklarıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmış. Bu nedenle mevcut OSR içeriklerini sisteme taşımak isteyen gruplar için de doğrudan bir geçiş yolu sunuyor.

Büyük Başarı Beraberinde Tartışmaları da Getirdi

Deathbringer, BackerKit kampanyasını 1.326.922 dolar ve 7.737 destekçiyle tamamladı. Kampanya 14 Ağustos 2026’da sona ermiş olsa da geç destek seçenekleri hâlâ açık durumda.

Ancak proje yalnızca topladığı parayla gündeme gelmedi. Deathbringer’ın pazarlama dili ve bazı görselleri çevrimiçi ortamda cinsiyetçi ve ırkçı imgeler kullandığı gerekçesiyle eleştirildi. Tartışmaların bazı platformlarda oldukça sertleştiği de bildirildi.

Tüm bunlara rağmen Deathbringer’ın ulaştığı rakam, OSR ve karanlık fantezi oyunlarına olan ilginin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Özellikle Shadowdark’ın son yıllardaki yükselişi düşünüldüğünde, daha hızlı, daha ölümcül ve eski usul oyun anlayışına yaslanan sistemlerin kendilerine ciddi bir kitle bulduğu açık.

Bakalım Deathbringer, crowdfunding başarısını masaya da taşıyabilecek mi?


Ceren Pehlivan
YAYIN YÖNETMENİ

Ceren Pehlivan

Kelimelerin büyüsüne Boğaziçi sıralarında kapılmış bir edebiyatçı. Okumayı, yazmayı, araştırmayı ve iyi anlatılmış hikâyelerin peşinden gitmeyi sever. Metinlerle uğraşırken derdi yalnızca yazıyı düzeltmek değil; yazının sesini, ritmini ve okurla kurduğu bağı ortaya çıkarmaktır. “Şuna kısaca bakacağım” diye başlayıp kendini bambaşka bir araştırma yolculuğunda bulması sık görülen, pek de şaşırtıcı olmayan bir durumdur. Doğayı, hayvanları, merak duygusunu ve insanı başka dünyalara götüren hikâyeleri ayrıca sever. Zarcanist’te Genel Yayın Yönetmeni olarak fantastik kültüre ilgi duyan herkesin kendine yer bulabileceği samimi, kapsayıcı ve keşfe açık bir alan açmayı amaç edinir.