DİKKAT! “MÜRYO” İÇERİR!
Bu yazıda, yazarın kişisel görüşlerinden ötürü FRP kısaltması kullanılmamıştır.
Masaüstü rol yapma oyunları, yani MÜRYO, artık yalnızca birkaç bin insanın bildiği ve bodrum katında yaşayan bir hobi değil. Ana akım medyada dahi Dungeons & Dragons: Honor Among Thieves (2023) filmi, Critical Role’un Amazon Prime’da yayınlanan The Legend of Vox Machina ve yeni çıkan The Mighty Nein animasyon serisi gibi yüksek bütçeli yapımlarla MÜRYO, artık “ben buradayım” diyen bir hobi haline geldi.
Evet, globaldeki durum böyle ama Türkiye’deki MÜRYO sektörü ne durumda? Bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen Türkiye’de bu hobiyle yakından ilgilenen küçük bir kesimin içindesiniz; dolayısıyla MÜRYO’nun ülkedeki mevcut hâline de az çok aşinasınız. Türkiye’deki MÜRYO sektörüne kabaca baktığımız zaman gördüğümüz temel şeyler: birbirinden kopuk Discord sunucuları, iki elin parmağı kadar kutu oyunu/MÜRYO kafe, 100 ila 1000 izleyicili YouTube kanalları, sınırlı bütçeli ve sayıdaki Türk MÜRYO sistemi ve bu yazının asıl konusu olan yerelleştirme eksikliği.
2026’nın şubat ayında Japonya seyahatim sırasında yapılacaklar listemin en tepesinde tapınaklar ya da matcha değil, Japonya’daki MÜRYO dünyasını keşfetmek vardı. Gördüğüm ve sonrasında araştırdığım şeylere baktığım zaman iki sorunun cevabını bulduğumu düşünüyorum: Bir hobi nasıl yerelleştirilir ve yerelleştirme neden bu kadar önemli?
MÜRYO ve Bugünkü Japonya
KAI-YOU isimli Japon popüler kültür sitesinde MÜRYO üzerine yapılan bir anketteki sonuçlara bakarak başlayalım. Bu anket 2024 yılında yapılmış ve ankete 487 kişi katılmış. Diğer ülkelerden alışık olduğumuz normları kıran iki nokta var: Katılımcıların %49’unun kadın olması ve Dungeons & Dragons’ın ilk üçte olmaması.
Tek bir anket üzerinden bütün Japonya’yı değerlendirmek tabii ki yeterli değil, ancak diğer verilerle birlikte değerlendirdiğimiz zaman kabaca bir tablo çizebiliyoruz. Japonya’daki en popüler ve trend sistemlerin arasında kendini “The world's greatest role-playing game” olarak tanımlayan Dungeons & Dragons yok. Peki ne var?
- Shinobigami
- 2023 yılında Yellow Submarine’de (Japonya’nın zincir MÜRYO, kutu oyunu ve savaş oyunları mağazası) en çok satış yapan sistem. Yazarların bir önceki sistemi Ryuutama’yı belki duymuşsunuzdur.
- Sword World 2.5
- Japonya’nın yerli ve milli klasik fantezi sistemi. 1989’daki çıkışından beri 10 milyondan fazla satmış, günümüzde de 2.5 sürümü ve pek çok ek kitabı ile tahtında rahatça oturmakta.
- 80’lerde MÜRYO ile tanışan Japonların yalnızca 6 yüzlü zarları olduğu ve bütçeleri kısıtlı olduğu için kendi ihtiyaçlarına uygun bir sistem geliştirme girişimi olarak başladı. Amaçları Tolkien’in ve D&D’in klasik fantezisini emüle edebilecek bir sistemleri olmasıydı (o yıllarda klasik fantezi çoktan video oyunları yoluyla Japonya’yı bulmuş ve geeklerin odağı olmuştu).
- Call of Cthulhu
- Kyoto Üniversitesi RPG (RYO) Araştırma Grubu'nun topladığı verilerde 2023 akademik yılında en çok oynanan sistem.
- Popüler Japon YouTube ve Niconico kanallarına baktığınız zaman en çok göreceğiniz sistemlerden biri de bu. Türkiye’de de kendini gösteren “Murder Mystery” furyasıyla iyice popülerlik kazandı.

- Emo-Klore TRPG
- Japon MÜRYO YouTuber’ları tarafından yapılan bu sistem, MÜRYO’ya başlamak isteyen ama Call of Cthulhu gibi köklü sistemlerden gözü korkan izleyiciler için yazılmış bir Urban-Supernatural / Lovecraftian korku sistemi.
- CCFOLIA
- Online MÜRYO oynama platformu (Virtual Tabletop). Yerli yapım olduğu gibi mağazasında resmi MÜRYO sistemleri platformda oynamaya hazır şekilde satılıyor. Sitede an itibarıyla kaç oyuncu olduğunu görebiliyoruz. Genellikle günlük 10.000’in üzerinde kullanıcı görmek mümkün.

Dünya çapında çıkan neredeyse bütün MÜRYO sistemlerini Japonya’da bulmak mümkün olmasının yanında, bu sistemlerin neredeyse hepsi Japoncaya çevrilip basılıyor. Japon üretimi olan sistemlerin de siyah-beyaz “Bunko”, yani A6 kağıda basılması kural kitaplarının küçük ve uygun fiyatlı olmasını sağlıyor. Örneğin Sword World 2.5 birinci kural kitabı Amazon’da 990 yen, yani yaklaşık 283 lira. Kısacası: erişilebilirlik, erişilebilirlik, erişilebilirlik…
Temellerin Atılması
Bu yazıyı ülkemizdeki hobi sektörünü kötülemek için yazmıyorum. ABD ve birkaç Avrupa ülkesi dışında, MÜRYO’nun durumu hemen hemen bizimle aynı. Japonya’nın MÜRYO’yu nasıl hem kolay ulaşılabilir hem de yaratıcıları destekleyen bir hobi hâline getirdiğini biraz inceleyelim; ardından bunu Türkiye bağlamında değerlendirelim.
- Yerel kaynaklar
- Japonya’nın hem klasik fantezi sistemlerinin hem de MÜRYO’nun atası olan Sword World’un kuralları , Japonya’da 6’lık dışındaki zarlara erişim olmamasından kaynaklanmıştı. Artık 2026 yılında Türkiye’de böyle dertlerimiz yok, yerli zar ve MÜRYO materyalleri üreticilerimiz bile var.

- Dil bariyeri
- MÜRYO iletişim üzerine kurulu sosyal bir hobi; ana dilde kaynak kitapların olması da bu yüzden çok önemli. Japonya’da çeviri işleri 1983’te Traveller sisteminin çeviri haklarını alarak başladı; yalnızca iki yılın ardından da efsanevi Dragonlance’in çeviri haklarını aldı. Bu hakları alanlar küçük şirketler değil, iki büyük yayınevi, Hobby Japan ve Kadokawa Shoten’di. Kadokawa, ilerleyen yıllarda Call of Cthulhu’yu ve Sword World’ü de bünyesine kattı ve günümüzde de Elden Ring RPG’si yayınlıyor.
-1530x2040.webp)
- Bu olaylara baktığımız zaman, Japonya’da MÜRYO’nun bugünkü konuma gelmesinde nispeten büyük şirketlerin de rolü olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki MÜRYO girişimlerinin neredeyse hepsine indie diyebiliriz. Yayınevleri ile iyi iletişim kurulması ve onların hobimizi fark edip anlaması belki de yerelleştirme için gerekli momentumu sağlayacaktır.
- Yerelleştirme
- Japonya’nın bütüncül sosyolojik yapısı hakkında yorum yapabilecek yetkiye sahip olmadığımdan, ancak MÜRYO bağlamındaki gözlemlerimi paylaşabilirim. Japonya’daki bir kutu oyunu/MÜRYO hobi dükkânına gittiğiniz zaman sizi karşılayan hemen hemen her şey Japonca. Yurt dışından gelen lisanslı zar setlerinin yanına baktığınız zaman yerli üretim olan ve Japonya tarihinden ve kültüründen esinlenmiş zarlar da görüyorsunuz. Örneğin, eski Japon imparatorluk ailelerinin armalarını taşıyan zarlar. MÜRYO sistemlerinin en yenilerinin bile Japonca çevirileri yerli yayınevleri tarafından basılmış ve raflarda dizili bekliyor.
- İçerik Üretimi
- Japon YouTube/Niconico kanallarına baktığımızda, Batı'dan (Critical Roll, Dimension 20…) çok uzak bir tarz görüyorsunuz: “replay” formatı. 1984 yılında başlayan "replay" formatı, oyun oturumlarının kaydedilip okuyucuyu o masadaki atmosferin bir parçası kılacak şekilde kaleme alınmasıyla hayat buldu. Günümüzde ise Japon MÜRYO kanalları, önce oyunlarını canlı yayınlarda veya uzun videolarda paylaşıyor, ardından basit ve tatlı animasyonlar ekleyerek özet kıvamında replay’ler paylaşıyor. Bunlar hobiye yeni başlayanlar için çok daha sindirilebilir oluyor. Örneğin, popüler MÜRYO kanallarından biri olan “mutuu gaming” kanalının 190 bin abonesi var ve son paylaştığı replay videosuna baktığımız zaman 112 bin izlenme görüyoruz. Çok iyi bir sayı. Türkiye’de yakın zamanda çıkan ve en çok izlenme alan MÜRYO içeriği Can Sungur’un Ejder Sofrası’nın ilk bölümü 100 bin izlenme almışken, diğer bölümlerde ortalama 40 bin izlenme görüyoruz. Japonya nüfusunun yaklaşık 120 milyon olduğunu düşünürsek, iki ülkenin MÜRYO medyalarına baktığımız zaman içerik tüketicisi sayısında orantısal olarak biraz fark olduğunu görebiliriz. Tabii böyle bir yorum yaparken Japonya’daki köklü okuma kültürünü, manga ve anime sektörünün (Record of Lodoss War animesi gibi) etkilerini de unutmamız lazım.
- İçerik üretimi, elbet, her hobinin vazgeçilmezi; hepimiz sevdiğimiz hobiyi paylaşmak isteriz ve aynı hobiyi paylaşan topluluklar ararız. Bu konuda eklemek isteyeceğim yorum ise bu içerikleri tüketen kişinin o hobiye katılabilme imkânı. Karşınıza çıkan Türkçe bir MÜRYO videosundan etkilendiniz ve denemek istiyorsunuz diyelim. Karşınızda oldukça dağınık ve engebeli bir yol var. Muhtemelen izlediğiniz sistemin resmî Türkçe çevirisini bulamayacaksınız, hatta İngilizcesini bile elinize geçirmek ne kolay ne de ucuz olacak.

Sonuç olarak, erişilebilirlik, yerel kültür harmanlaması ve yayınevi desteği ile Japonlar MÜRYO’yu yerel ve sürdürülebilir bir hobi yapmayı başardı. Yıllardır MÜRYO’da yerinde sayan Türkiye’nin ihtiyacı olan reçetenin ilk maddesi belki de daha fazla Türkçe’dir. Kendi kültürümüzden beslenen ve ülkemizin sosyoekonomik gerçeklerine uygun sistemler bence bizim ilacımız olacaktır.
Bu metni okumaya zaman ayıran tüm zar meraklısı maceracılara, bir gün ana dillerinde yazılmış kaynaklarla buluşmalarını dilerim. Esen kalın.


