LARP uzun süre boyunca rol yapma camiasının daha niş alanlarından biri olarak görülüyordu. Avrupa’da ise işler biraz farklı ilerliyor. Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre Avrupa Birliği’nin Erasmus+ programı, 2014 ile 2022 yılları arasında 111 LARP ve LARP bağlantılı projeye toplam 5,77 milyon euro destek sağladı. Üstelik bu projelerin önemli bir kısmı yalnızca eğlence için değil; eğitim, göç, demokrasi, toplumsal katılım ve istihdam gibi alanlarda rol yapmayı bir araç olarak kullanıyor.
Araştırma, Uppsala Üniversitesi’nden Karin Johansson ve Chaos League’den Mafalda Morganti tarafından hazırlandı. Ortaya çıkan tablo, LARP’ın Avrupa’da yalnızca kostüm giyip karakter canlandırılan bir hobi olarak değil, farklı alanlarda kullanılabilecek bir yöntem olarak da giderek daha fazla ciddiye alındığını gösteriyor.
111 Proje, 5,77 Milyon Euro
Erasmus+ kapsamında desteklenen projelerin büyük bölümü doğrudan LARP kültürünü büyütmek için hazırlanmış değil. Araştırmaya göre projeler daha çok tolerans, göç, demokrasi ve istihdam gibi konular etrafında şekilleniyor. Yani LARP burada asıl amaçtan çok, insanları belirli durumların içine sokan ve farklı bakış açılarını deneyimlemelerini sağlayan bir araç olarak kullanılıyor.
Bunun ilginç örneklerinden biri Litvanya’da düzenlenen The Settling of Rohan. 60 kişinin katıldığı etkinlik, Orta Dünya ile Roma tarihinden yararlanarak göç ve asimilasyon etrafındaki gerilimleri oyunculara yaşatmayı amaçlıyor. Başka projelerde ise LARP doğrudan sınıfa giriyor. Çevre meseleleri üzerine öğretmen eğitimine odaklanan iki ayrı proje, 200 bin euronun üzerinde destek aldı. Bu tür uygulamalar genellikle “edu-larp” adıyla anılıyor.
LARP Eğitim ve Demokrasi İçin de Kullanılıyor
Avrupa’daki destek Erasmus+ ile de sınırlı değil. 2025’te başlayan Larpocracy projesi, Horizon Europe üzerinden yaklaşık 3 milyon euro fon aldı. İsveç, Finlandiya, Polonya, İtalya, İngiltere ve Yunanistan’dan ortakların yer aldığı proje, LARP üzerinden insanların birbirlerini dinleme, farklı görüşleri anlama ve demokratik tartışma becerilerini geliştirmesini hedefliyor.
Larpocracy’nin yaklaşımı da oldukça ilginç. Proje, LARP’ı bir tür “sosyal teknoloji” olarak değerlendiriyor ve özellikle çevrimiçi tartışmalarda sıkça gördüğümüz kutuplaşmaya karşı rol yapmanın nasıl kullanılabileceğini araştırıyor. Buradaki amaç insanlara ne düşüneceklerini söylemekten çok, farklı bakış açılarını deneyimleyebilecekleri ortamlar oluşturmak.
LARP Artık Yalnızca Niş Bir Hobi Değil
Johansson’a göre LARP geçmişte oldukça niş, hatta zaman zaman şüpheyle yaklaşılan bir uğraş olarak görülürken bugün özellikle Avrupa’da daha farklı bir konuma gelmiş durumda. Ekran dışında gerçekleşmesi, insanları aynı ortamda buluşturması ve doğrudan etkileşime dayanması; LARP’ın eğitimsel ve toplumsal projelerde tercih edilmesinin başlıca nedenleri arasında.
Elbette milyonlarca euroluk kamu desteği, LARP’ın bir anda ana akım hâline geldiği anlamına gelmiyor. Ama yalnızca Erasmus+ kapsamında 111 projeye 5,77 milyon euro, üzerine Larpocracy gibi milyonlarca euroluk başka çalışmalar eklendiğinde Avrupa’da LARP’a artık yalnızca bir hobi gözüyle bakılmadığı da oldukça açık.
Rol yapma oyunlarının yalnızca masada ya da etkinlik alanında eğlenmek için değil, eğitimden toplumsal konulara kadar farklı amaçlarla kullanılabileceği fikri giderek daha ciddi biçimde karşılık buluyor. Bakalım önümüzdeki yıllarda LARP’ı daha hangi alanlarda görmeye başlayacağız.


