Simyanın sırları, felsefenin derin suları ve saklı semboller... Fantastik edebiyatın alışılmış kalıplarını yıkarak hakikatin bir yansıması olmayı hedefleyen özgün bir evren... İnsanlar ve cinlerin çağlar boyunca süren çatışmasını, yasak elementin karanlık sırlarını keşfetmeye hazır olun.

***
Wallordia Külliyatı, onlarca yılda katman katman inşa edilmiş, başından sonuna tasarlanmış dokuz kitaplık bir fantastik seri. İlk iki kitabı 2025 ve 2026 yıllarında The Kitap Yayınları’ndan çıktı. Böylece fantastik edebiyata farklı bir ses getirme gayesiyle yolculuğumuz başlamış oldu.
Açıkçası benim için Wallordia, bir roman serisi olmanın ötesinde. Boş yere onu “hakiki âlemin yansıması” olarak tanımlamıyorum. Bu evrende felsefe, ilim ve simya anlatının süsü değil, bizzat iskeletidir. Kitabı elinize alıp biraz okuduğunuzda bunu hemen görebilirsiniz... Metinler sizi hemen düşündürmeye başlayacaktır. Bana sorarsanız, bu fantastik evreni özgün kılan en temel husus da bu: Sadece bir macera okumuyorsunuz. Okurken kendi hayatınızla, gerçek dünyayla bağlantı kuruyorsunuz. Ve sorguluyorsunuz...
Bu da metinlerde çözülmeyi bekleyen katmanların olduğu anlamına geliyor. Sabırla ve dikkatle ilerleyen okur, birbirinden kopuk görünen parçaların anlam bütünlüğünü yakalayabilir.
Evreni kurgularken bir denge yakalamaya gayret ettim. Amacım; özgün bir eser ortaya koyarken fantastik edebiyata aşina okurun da bu dünyada kendini yabancı hissetmemesiydi. Örnek vermek gerekirse, burada elfleri görmüyoruz. Onun yerine, kendi kültürümüzden beslenen cinlerle karşılaşıyoruz. Fantastik edebiyatın temeli gibi görünen büyü kavramını görmüyoruz, enerjiyi görüyoruz, element disiplinini görüyoruz... Bunların hepsi kasıtlı tercihlerdir. Aslında alışkın olduğunuz kavramları dönüştürüyorum. Kendi medeniyetimize ait öğelerle harman ediyorum.
O hâlde, biraz Wallordia’nın tarihine girelim. Ana serinin geçtiği döneme gelene kadar diyar ne gibi hadiseler yaşadı... Hepsini görelim.
WALLORDİA’NIN TARİHİ
Cinlerin Çağı:
Tarih, güçlünün yazdığı bir şeydir. Wallordia’da da bu farklı değildir. Burada tarih, insanlardan önce yaratılan “Uzun Yaşayanlar” diye de isimlendirilen cinlerin medeniyetiyle başlamıştır.
Kıtanın dört bir yanına yayılmış büyük cin imparatorluğunun gölgesinde yaşayan insanlar, başlangıçta küçük ve önemsiz bir azınlıktan ibarettir. Ama insanoğlu zamanla büyür. Kuşaktan kuşağa kök salar, yayılır, yer kaplar. Cinler bu durumu kaygıyla gözlemler. Böyle giderse, Wallordia’da hâkim gücün insanlara geçmesi kaçınılmazdır. İmparatorluk, insanların nüfusunu kontrol altına almaya çalışır. Lisanlarını unutturur, kültürlerini değiştirir.
Direniş kaçınılmaz hâle gelir. Yeni tarih büyük bir insan isyanıyla başlar. Morgen Galion önderliğinde ve onun kullandığı Büyük Kılıç sayesinde kazanılan Büyük Muharebe, Wallordia'nın kaderini değiştirir. Cinlerin Çağı tarihin sayfalarına karışır.
İnsanların Çağı / Birinci Zaman:
Zafer barışı getirmez. Büyük Muharebe'nin ardından kurulan insan krallıkları ile imparatorluğun parçalanan varis cin devletleriyle savaşları hiç dinmeden sürer. Birinci Zaman'ın yüzyılları, kesintisiz çatışmaların ve kanlı sınır anlaşmazlıklarının gölgesinde geçer. Oysa gerçek düşman henüz yüzünü göstermemiş, esas hikâye henüz başlamamıştır.
İnsanların Çağı / İkinci Zaman:

Yeni bir çağ, “Kaderi Aydınlatan” unvanıyla yeni bir Morgen...
Esasında yaygın bir ilim olan simyanın, karanlık yüzü o gün ortaya çıkmıştır. Yasak element “sir’inn” ile var edilen dev bir göğe-eren Wallordia’yı işgal etmiştir. Yeni kahraman, Büyük Kılıç’ın yeni taşıyıcısı Morgen Forris, canavarı öldürür. Ama bu olay beraberinde büyük bir patlamaya yol açar. Olayın yaşandığı bölge, Wallordia’nın kalbi, harabeye döner.
İşte o bölgede, karanlıklar içerisinde başka bir güç yükselir. Yasak elementi kullananlar: Yozlaşmışlar.
Bu karanlık ittifak, iki ırkın ortak düşmanı olarak ortaya çıkmıştır. Krallıkların içine sızmış casuslarıyla ari (sir’inn kullanmayan) insanların ve cinlerin arasındaki uçurumu genişletir. Siyasi hamleleri ve karanlık tezgahlarıyla kin körükler, güvensizlik eker.
Amacı basittir: Ari halklar kendisine karşı birleşmemelidir.
Wallordia’nın temel çatışması işte budur.
ÇIKAN KİTAPLAR
1. kitap: Arayış – Deliâhir Savaşçısı

Wallordia Külliyatı serisine giriş niteliğinde olan ilk kitap 2025 Kasım ayında raflardaki yerini aldı.
Arayış – Deliâhir Savaşçısı isimli kitapta ayrıca Olmayan Kavmin Varisi hikâyesi de yer alıyor.
Kısaca konularından bahsedeceğim. Eğer sizi şimdiden meraklandırabildiysem ve her şeyi kitaba bırakmak isterseniz, bu kısımları geçebilirsiniz...
Olmayan Kavmin Varisi, kuzeyin ücra köşelerinden genç bir insan olan Nestor'un çocukluk hikâyesini anlatıyor. Gezgin cin âlim Ilphan'ın bıraktığı parşömenler, onun için simyanın kapısını aralıyor. Nestor'un kavmini bekleyen tehdit ise anlatıyı bir anda beklenmedik ve karanlık bir yere taşıyor.
Asıl hikâye olan Deliâhir Savaşçısı'nda ise Wallordia’ya bu sefer bir cinin gözünden bakıyoruz. Yeraltı cini Halmer, insan düşmanlığını bir kanun olarak benimsemiş bir devlete bağlı yaşıyor. Böyle bir atmosferde, Halmer hem imkânsız görünen bir aşkı hem de sessiz bir isyanı birlikte taşıyor. Bir elemente ermenin ne demek olduğunu, enerji ve iradenin nasıl iç içe geçtiğini onunla birlikte öğreniyoruz. Finalde ise beklenmedik bir ihanet, kurulan her şeyi yerle bir ediyor.
2. kitap: Arayış - Homerlaft’ın Yükselişi

Serinin ikinci kitabı Arayış – Homerlaft'ın Yükselişi, 2026 Mayıs ayında TheKitap Yayınları ve Wallordia Külliyatı'nın resmî kanalları aracılığıyla okurlarla buluştu.
İkinci kitapla anlatı çok daha karanlık bir temaya büründüğü gibi, siyasi tezgahlar daha da gün yüzüne çıkıyor. Diğer Yozlaşmışların bile ürktüğü korkunç bir komutan olan Homerlaft, uzun zamandır kurguladığı planları adım adım harekete geçirir. Okur, bu kitapta Wallordia’ya özgü simya savaşlarını keşfeder. Entrika, tezgahlar ve savaş... Öte yandan Halmer'ın Arayış'ı da bitmemiştir. Deliâhir Savaşçısı'nın yolu devam eder.
Sonraki kitaplar: Wallordia nasıl devam edecek?
Wallordia'nın özelliği şu: Bu seri, tek bir kahramanın hikâyesi değil. Dokuz kitabın her biri farklı bir perspektif, farklı bir ses sunacak. Ama hepsi aynı görünmez merkezin etrafında dönecek.
Serinin sonunda ne olacağını şimdiden belirledim mi?
Evet, kesinlikle. Wallordia bir serüvenin ortasında şekillenen bir yapı değil. Başı ve sonu olan, her ayrıntısı yerli yerinde oturtulmuş, tasarlanmış bir evren. Sayfalarca sürecek bir külliyattan ben bu yazıda kısaca bahsetmeye çalıştım.
Tabii... Gerçek hikâye her zaman kitaplardakilerdir. Dilerim sizinle orada da karşılaşırız.
Eğer bu yolculuğa şimdi çıkmaya hazırsanız; Evren ansiklopedisine, resmî sitesine ve daha pek çok platformuna bu linkten ulaşabilirsiniz:

Ahmet Taşer


